Anasayfa



Kinestetik Öğrenme: Eğitimde Yeni Bir Modele Doğru

İnsanlar nasıl öğrenir? Araştırmalara göre yeteneklerimizi belirlememizdeki en önemli faktör zekamız değil, öğrenme sürecimiz. Bu bilgi, öğrencilerimize nasıl öğrettiğimizi gözden geçirmemizin ne kadar önemli olduğunu da gösteriyor. O halde şunu sormalıyız: Öğrenme ve bilgi edinme konusunda en çok nasıl etkin olabiliriz? Bir şeyi dinleyerek mi, görerek mi, yaparak mı, yaratarak mı yoksa bunların bir birleşimiyle mi?

Son dönemde, öğrencilerin, görünüşte tamamen farklı konular arasında bağlantı kurmalarına izin veren multi-disipliner öğrenme anlayışı, eğitimdeki yeni eğilim haline geldi. Kinestetik öğrenme ise öğrenmenin farklı yolları arasında bağlantı kurarak, bu modeli bir üst seviyeye taşıdı. Üstelik bu süreç daha etkin bir öğrenmeyi ve bilgi edinmeyi sağlıyor.

Kinestetik öğrenmede, hareket ve eylem, ders dinleme gibi öğrenmenin daha pasif yollarının yerine geçiyor. Herkes muhtemelen öğrenmenin bu şeklinin etkinliğini deneyimlemiştir. Öğrenmenizin üzerinden kaç yıl geçerse geçsin, insanların çoğu bisiklete binebilir ya da havuzu bir baştan diğer başa yüzebilir. Bir zamanlar bildiğim piyano eserlerini hala çalabiliyorum. Aynı müziği duyduğumda bir zamanlar yaptığım dans hareketlerini tekrar hatırlayabiliyorum. Ancak bir zamanlar ezberlediğim ülkelerin başkentlerini ya da periyodik tablodaki tüm elementleri hatırlayamıyorum. Ne kadar ezberlersek ezberleyelim, kas hafızamız çok daha güçlü gibi görünüyor. En iyi, zihnimizi ve bedenimizi birleştirdiğimizde öğreniyoruz. O halde bedenlerimizin sunduğu fırsatları sonuna kadar kullanalım ve sınıflara kinestetik öğrenmeyi getirelim.

Matematik ve Hareket

Kinestetik öğrenme yaratıcılık üzerine kurulmuştur. Bu da, matematiği sürecin doğal bir diğer çifti yapar. Fen ve matematik alanlarının yaratıcılığı öldürdüğü gibi bir yanlış algılama bulunur. Ancak matematik de, yaratıcılık ve bir probleme birçok farklı açıdan bakma istekliliği gerektirir. Aslında fen ve matematik yaratıcı problem çözmeyle ilgilidir, mekanik bir ezberleme ile değil. Elbette matematikte uzmanlaşmak için kesinlik ve disiplin gerekir. Ama aynı şekilde dans, spor ve yazı yazmak da böyledir.

Hareket bir öğrenciye bilgiye yaklaşım konusunda bir alternatif sunduğu için öğrencileri, öğrenme için gerekli bir durum olan algısı açık halde tutuyor olabilir. Bu mental bariyerleri kırmak, özellikle kız öğrenciler için daha önemlidir. Çünkü onlar, fen ve matematik alanları ile özdeşleşen cinsiyet ayrımcılığı yüzünden kendi yetenekleri üzerinde sınırlar koymaya daha yatkındırlar. Bu alanlar artan oranda geleceğimizi şekillendirmeye başladı. Kinestetik öğrenme, öğrencilerin fen ve matematik alanlarına daha fazla yoğunlaşması konusunda cesaretlendirebilir.

Güven Yaratmak

İki yıl önce, okul sonrası için SHINE for Girls isimli bir program oluşturdum. Bu program, kinestetik öğrenmeyi matematik ve dansı birleştirerek kullanıyor. Bu özgün program, kız öğrencilerin hem matematik yeteneklerini hem de özgüvenlerini geliştirmeye odaklanıyor. CBS Evening News, FOX 25 ve The Boston Globe gibi ulusal medya kanallarının da ilgisini çeken program, fen ve matematik alanlarındaki cinsiyet ayrımcılığına eşitlik getirmesi konusundaki faydalarıyla medyada öne çıkarıldı. Araştırmalara göre kız öğrenciler en çok ortaokul döneminde fen ve matematik alanlarına olan ilgilerini kaybediyor. Bu yüzden programın ana hedefi ortaokul öğrencileri. Kinestetik öğrenme ortaya olağanüstü sonuçlar çıkardı. Kız öğrenciler matematik sınavlarında yüzde 273′lük bir başarı artışı gösterdi. Bu başarının sırrı pek çok faktörün birleşiminde yatıyor:

1. “Yapamam” Demeyi Yerle Bir Etmek

Kinestetik öğrenmeyi kullanan kız öğrenciler, mental bariyerlerinin açık olmadığı bir ortamda matematik öğrenebiliyorlardı. Örneğin aritmetik, koreografi aracılığıyla sunuluyordu. Kızlar, üç dönüş ve arkasından gelen bir zıplamadan oluşan basit bir dans hareketi yapıyor ardından hareketi şöyle yazıyorlardı:
“3x+y, x = dönüş, y = zıplama.” Dans yoluyla kız öğrenciler, 3(x+y)= 3x+y+2y formülünün farkına varıyorlardı. “Ben aritmetikten anlamam” diyen öğrenciler, aritmetik çözmeye başladılar. Bu, kız öğrencilerin kendilerine güvenmelerini ve başarabildiklerini görmelerini sağladı.

2. Takım Olarak Problem Çözme

Biz, kendilerine sorulmadan önce öğrencilerin soruların cevaplarını bilmelerini istemeyiz. Onlara kasıtlı takım halinde çözmek zorunda kalacakları zor sorular veririz. Bir zorlukla karşı karşıya olduklarını fark etmek, öğrencileri daha meraklı yapar ve daha çok motive eder. Programın sonlarına doğru kız öğrenciler, tahtada problemleri kendileri çözme konusunda gönüllü olmaya başladı. Öğretmenler, kız öğrencilerin sınıfta daha fazla el kaldırmaya başladığını belirtti. Takım olarak öğrenme ve birbirini cesaretlendirerek teşvik etmek, bizim yaratmaya çalıştığımız destekleyici ortamın en önemli parçasıdır.

3. Kalıplar Olmadan Öğrenmek

Öğretmeye çalıştığımız en önemli yollardan biri de, her kız öğrenciyi olmak istediği şeyi olmaları için cesaretlendirmek. Kendileri için tasarlanmış klişe ve kalıplardan bağımsızlaşmalarını sağlamak. Kinestetik öğrenme, öğrencilere zorluk yaşadıkları bir konuda başarı kazanabileceklerini göstererek, onların neyi sevmeleri gerektiği konusundaki sınırlarını aşmalarını sağlıyor. Fen ve matematik alanlarında başarılı akıl hocalarının kadın olması, daha genç kuşaklar için de güzel bir rol model yaratır.

Hikayeyi Değiştirmek

Hareketi ve zekayı, öğrenmede devrim yaratmak için kullanabiliriz. Eğitim sistemimiz merak duymayı cesaretlendiren bir yaratıcılığı desteklemelidir. Bu yüzden, çocukların zihinlerini ve bedenlerini güvenle öğrenmeye kattıkları bir eğitim atılımı yapmamız gerekiyor.



     Copyright © 2007 www.fhalezer.com  iletişim: info@fhalezer.com by Ferhat Halezeroğlu



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam19
Toplam Ziyaret67659
1.KİTABIMIZ
2.KİTABIMIZ
3.KİTABIMIZ

İlklerin kısa özeti

MEB-EBA

Online test çözme

İnteraktif site

KURSİYERNet-MEB